Dalga geçmek için değil ama insana bu kadarda olmaz dedirten olaylar
oluyor. Bazılarını duyduğum zaman gülsem mi ağlasam mı düşündüm. Bazıları
ise gerçekten gülünç olaylar. Aşağıda bunlardan örnekler:
Belki çoğunuz duymuşsunuzdur; şu "masa bitti" hikayesini
ama bir de duymayanlar için bir de ben anlatıyım. 1994 senesiydi.
Bir arkadaşım okula bizi ziyarete gelmişti. Sonra başından geçen
bir olayı anlattı. Bunlar bir yere makine vermişler. Verdikleri
yerdeki artık köy ağasımıdır bilmem, bu makineyi alan adam yav aldım
ama neyin nesi diye merakından makinenin düğmesine basıp açmış.
Yanında kimse de yokmuş herhalde. Sonra fareyi farkediyor. Bakıyorki
fareyi götürdükçe ekranda bir şeyde hareket ediyor. Bundan sonra
butonu farkediyor. Butona basıp bir pencereyi alıp taşımaya başlıyor.
Daha sonra masanın kenarına kadar fareyi getiriyor. Ama pencerede
daha orta yerde olan pencereyi daha kenara çekmek için masa yetmeyince
açıyor telefonu masa bitti ne yapayım...? (Nurettin Arslankaya)
Yazdığımız programın kursunu veriyorduk. Orada daha hiç bilgisayar
görmemiş insanlara program anlatıyorduk. Orda birisi dikkatimizi
çekti. Adam fareyi alıyor altındaki yuvarlak topu eliyle oynatıyor
sonra yere koyup parmağı ile sinek avlar gibi tak basıyor. Fare
kayıyor bir türlü isabet ettiremiyordu. Biz de o sıralar programın
testlerini yeni bitirmiştik. Adam yav bu program çalışmıyor deyince
bir iki baktım ama program çalışıyor. Ben adamın neden çalıştıramadığını
farketmediğimden pek ilgilenmedim. Arkadaşım farketmiş.Ordan bağırıyor:
"Mouse'u parmaklamayın avuclayın..." (Nurettin Arslankaya)
Şaka maka değil gerçekten olan bir olay. Bir ara daha bilgisayar
virüslerinin yeni yeni Türkiyede yaygınlaştığı iyi kötü pek çok
kişinin bilgisayar virüsünden haberi olduğu dönemlerdi. Bir devlet
dairesinde ekrana çıkan değişik yazıların sebebini sorunca cevap
olarak bilgisayarlara virüs bulaştığını öğreniyor. Bilgisayarlar
filitlenip (ilaçlanıp) bir hafta kullanıma kapatılıyor. (Nurettin
Arslankaya)
Bir ara hangi dergi idi hatırlamıyorum şöyle bir mektubu yayınlamışlardır."Yav
programlarda hep "press any key" diye mesaj çıkıyor. Ancak
ben klavyede "any" diye bir tuş bulamadım." (Nurettin
Arslankaya)
Bilirsiniz BNC network kabloları anten kablosu gibi kablolardır.
Delinmemeleri gerekir. Kısa devre olduklarında network çalışmaz.
Birileri farketmediği sürece networkün neden göçtüğünü tespit etmek
son derece zordur. Birileri duvarda dursun diye bu kabloyu zımbalamış.
Daha geçenlerde UZMAN anlatmıştı. Bu olayı gerçekten hoşuma gittiği
için burada anlattım. (Uzman)
Virüslü disketler olayını pek çoğunuz biliyorsunuzdur. Yine dergilerden
birinde şöyle bir mesaj vardı. "Disketin kenarında bir delik
var. Virüs oradan mı giriyor acaba." Başka bir yerde şöyle
bir mesaj vardı. "Disketteki virüs bize bulaşırmı.", Bir
başkası disketlerini virüslerden korumak için poşetleyip kolonyayla
siliyor. (Nurettin Arslankaya)
Köksal Kazancı'dan rivayet edilmiştir.(Gümüşhaneli Bilgisayarcımız.)
Gümüşhane'nin birilçesinde kömür ocaklarının bilgisayarı arızalanır.
Yaklaşık 200 km kadar öteden binbir güçlükleve yüksek meblağlarda
ücretle bilgisayarcı getirirler. Bilgisayarcı 2-3 saat bilgisayarlabaşbaşa
bir odada kalır, bilgisayarı tamir eder. Giderken sorarlar nesi
varmış? Cevap: Beynine sinek kaçmış. (Tahir Özkan)
İzmirden Ömür Çetin: bir gun bizim muşterilerden birisi ararıyor
ve programa giremedigini soyluyor ve biz diyoruzki ekranda ne var
hic bişi gozukmuyor dır de bakalım diyorsunuz adam telefonda
size dir diyor :)) ** birde baska adama dir de diyorsusunuz dir
diyor sonra ne oldu diyorsunuz bişi olmuyor diyor bir daha dir de
diyorsunuz ne oldu yine bişi yok ekrandakileri oku diyorsunuz adam
iki tane yan yana dir yazmıs enter'e basmamıs boyle olaylar :))
(Ömür Çetin)
İşyerinde yeni mac kullanmaya başlayan
bir kadın problemle karşılaşır ve destek birimine telefon eder.
Destek birimindeki arkadaş telefonda yardım etmeye çalışır."Mouse
ile ekrandaki programın üzerine tıklatın" der. Telefonden gelen
ses "Tık Tık" Kadın mouse ile ekranın camına tıklamıştır.
(Alper Çimen)
Bundan 3-4 yıl önceydi..Yalvar yakar commodore 64 'ü bir pentium
yaptık!!! Neyse bilgisayar geldi , ben babama uzun uzun anlattım
ne var ne yok diye...İşte virüs şudur, şöyle girer vs. İşimiz bitti
bilgisayarı kapadım.Ve bana dedi ki
--Bilgisayarı örtsene olm virüs mirüs girer....:):) (Yener Sönmez)
İstanbul'da staj yaptığım bir şirkette sattığımız programlar konusunda
telefonla da bazen yardımlarda bulunurduk, bir gün Sedat telefonla
karşı tarafı yönlendirmektedir. Karşı tarafta onun dediklerini yapar.
Sedat şimdi file'a bas der adam tıklar, şimdi edit'e, daha
sonra options falan bas dediğinde adam bunları çok güzel bir şekilde
anlamaktadır ve yerine getirmektedir, daha sonra Sedat, şimdi de
ENTER'e bas der, ekranın başında yaklaşık bir dakika
enter arayan dostumuz en sonunda bulamayıp "siz bize enter
satmamışsınız!" diyerek haklı tepkisini dile getirir. (Aytekin
Tank)
Yeni bilgisayar kullanicilarindan biri, bilgisayar aldigi sirketin
ucretsiz danisma hattini arayip soyle bir soru sorar:
-Benim bilgisayarimin bardakligi kirildi da ne yapabilirim?
Karsidaki gorevli:
-Efendim bizim bilgisayarlarimizin orjinalinde bardak altligi falan
yok. Belki aldiginiz araci kurumun promosyonudur.
-Ama bilgisayar kasasina bitisikti...
-Allah Allah, bi tarif edermisiniz.
-Bilemiyom ama uzerinde "24x" yaziyordu.
Garip ama gercek. (Ahmet Uysal)
Bir arkadaşımdan dinlemiştim. Bilgisayara yeni başlamış birisine
telefonla yardımcı olunmaktadır.
Teknik servis elemanı :
- Şimdi bütün pencereleri kapatın.
Müşteri:
- Biraz bekleyin lütfen.
Biraz bekledikten sonra müşteri tekrar telefon başına gelir.
- Evin bütün pencerelerini kapattım. Ancak pencerelerle bilgisayarın
ne alakası var anlıyamadım. (Nurettin Arslankaya)
Sizlerinde böyle yaşadığınız trajik/komik olaylar varsa narslankaya@writeme.com
adresine yazın burada yayınlayalım.